SON DAKİKA
--:--:--

Erkan Baş: “İktidarın Yıldızlar Holding sevgisini anlamıyorum”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Ben bu iktidarın Yıldızlar Holding sevgisini anlamıyorum. Bunu kabul etmiyorum. Türkiye’deki bütün işçileri şu Holding’e köle mi ettiniz? İnsanları çalıştır, çalıştır maaşını verme, maaşını isteyince de devletin polisini, jandarmasını gönder, insanları dövdür gözaltına al” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Erkan Baş: “İktidarın Yıldızlar Holding sevgisini anlamıyorum”

(TBMM) – TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Ben bu iktidarın Yıldızlar Holding sevgisini anlamıyorum. Bunu kabul etmiyorum. Türkiye’deki bütün işçileri şu Holding’e köle mi ettiniz? İnsanları çalıştır, çalıştır maaşını verme, maaşını isteyince de devletin polisini, jandarmasını gönder, insanları dövdür gözaltına al” dedi.

TİP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Ankara’daki NATO Zirvesi öncesinde gözaltına alınanlardan bazılarının serbest bırakıldığını belirten Baş, şunları söyledi:

“Bir bir grup emperyalist, barbar, katil memlekete gelecek diye bu ülkenin onurlu yurttaşlarını, hiçbir suç işlemediklerini herkesin bildiği onurlu insanları apar topar gözaltına alıyorlar, tutukluyorlar. Sonra bu toplantı bittikten sonra sözde mahkeme kararları ile bu insanları serbest bırakıyorlar. Sadece NATO zirvesi boyunca harcanan paraları düşünün. Sonra bizim burada sık sık emekçi için, emekli için, memur için, yoksullar için istediğimiz, haklarını talep ettiğimizde bize verdikleri yanıtları düşünün. Yani emekli maaşı dediğimizde ‘Para yok’. Asgari ücret artırılsın dediğimizde ‘Ekonomik kriz var’. Memur maaşları yetmiyor dediğimizde ‘Buna da şükredin’ dışında hiçbir şey söylemediler. İş NATO Zirvesi’ne gelince yoksullukların üzerine örtmek için harcadığı parayla kendince bir şov yaptı. Dünyanın en büyük haydutlarından bir tanesi Donald Trump Türkiye’ye geldi. O yandaş basın, iktidar çevreleri, göze girmeye çalışan şımarık çocuklar gibi Trump ne söylese böyle ballandıra ballandıra manşetlere taşıyorlar. Bangır bangır ekranlarda var. Ya utandık gerçekten. Trump’ın tuvaletinin, klozetinin fotoğrafını, video görüntüsünü falan paylaşıyorlar. Ya bu ne pervasızlık, bu ne utanmazlık, bu ne alçalma halidir.”

Erkan Baş, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun “en yakın dostu” olduğunu söyleyerek, “Bu adam senden, bu ülkeden ‘Dostum’ diye bahsettiğinde, ‘Ben onu çok seviyorum’ dediğinde bundan nasıl mutlu olabilir, bu nasıl propaganda edilebilir” şeklinde konuştu.

“Filistin davasını savunuyorum” diyenlere, “Ben o Trump’ın kanlı elini sıkan anlayışla aynı anlayışta mıyım?” sorusunu sormak istediğini dile getiren Baş, “Suriye’nin bombalanmasına, İran’ın bombalanmasına, çoluk çocuğun katledilmesine emir veren, onay veren, bunları hayata geçiren bir insanın dostunuz olmasından hiç mi utanmıyorsunuz” ifadelerini kullandı. 

“TÜRK MİLLETİ ADINA MI VERİLMİŞ RAHİP BRUNSON KARARI”

Rahip Brunson’ın serbest bırakılarak ABD’ye gönderilme sürecine değinen Baş, mahkeme kararlarının en başında, bu yetkinin, “Türk milleti adına” kullanıldığının yazdığını kaydetti. Erkan Baş, şunları söyledi:

“Şimdi buradan soruyorum. Bu Rahip Brunson kararı ne için verilmiş? Türk milleti adına mı verilmiş Rahip Brunson kararı? Bu ülkenin çıkarları için mi verilmiş? Rahip Brunson niçin affedilmiş? Niçin ev hapsine atılmış? Niçin hakkında ceza verilmiş? Niçin salıverilmiş? Niçin apar topar Amerika’ya gitmesine izin verilmiş? Türk milleti adına mı? Gözümüzün içine baka baka, herkesin önünde söylenen bu olaydan sonra hala birileri çıkıp bu memlekette tarafsız ve bağımsız yargı lafını edecek, öyle mi? Biz de buna inanacağız. Yani her hukuksuzluk sonrası bozuk plak gibi ‘tarafsız ve bağımsız yargı’, ‘tarafsız ve bağımsız yargı’ diyenler, bir aynaya baktığınızda kendi kendinize soruyor musunuz? ‘Ben insanların yüzüne nasıl bakıyorum?’ Gerçekten bu iktidarın parçası, ortağı olarak herkese soruyorum, dünyanın en büyük katili, ‘Ben istedim ve onlar da gereğini yaptı’ dedikleri bir tabloda, siz bu memlekette ‘Yargı tarafsız ve bağımsızdır’ derken, evladınızın gözünün içine bakabilecek misiniz? Eşinizin, dostunuzun, ananızın, babanızın gözüne bakabilecek misiniz? Trump yıllar sonra bunu tekrar NATO Zirvesi vesilesiyle geldiği Türkiye’de söylerken aslında diyor ki, ‘Ben’, diyor, ‘Sizin Selahattin Demirtaş’ı, Ekrem İmamoğlu’nu, Can Atalay’ı, belediye başkanlarını, milletvekillerini, size muhalefet eden herkesi hukuksuz biçimde hapislere attığınızı zaten biliyorum. Biz sizi tanıyoruz. Siz böyle insanlarsınız ama biz bu hukuksuzluklarınızla sizi seviyoruz’. Hatta ‘Sizi bunları yapabildiğiniz için seviyoruz’ diyor.”

“KİŞİLERİN HÜRRİYET VE GÜVENLİK HAKKI YOK EDİLMİŞ DURUMDA”

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, uluslararası insan hakları belgelerinin NATO Zirvresi sürecinde ayaklar altına alındığını savunan Erkan Baş, ülkede kişilerin hürriyet ve güvenlik hakkının yok edildiğini ileri sürdü.

NATO Zirvesi öncesinde ve sonrasında, Ankara’da ve çeşitli illerde yapılan operasyonlarda yüzlerce kişinin gözlatına alındığını, günlerce emniyette tutulduklarını belirten Baş, “En son 7 Temmuz’da 12 kişi ters kelepçeyle gözaltına alınıyor. Bu ne? Savaşta mıyız? Bir uluslararası suç örgütünün toplantısını protesto edebilme ihtimalleri olduğu için bu kadar insanı gözaltına almak nedir?” diye sordu.

Zirve kapsamında alınan önlemleri eleştiren Baş, “Bütün bunlar neden oldu? Trump’tan aferin almak için gerçekleştirildi. Vallahi ne diyeyim yani bu arkadaşlar bazen kendilerine muhafazakar demokrat diyorlar, bazen siyasal İslamcı diyorlar, bazen samimi Müslümanlar diyorlar. Kendilerini nasıl adlandırıyorlar onu bilmiyorum ama Amerika tarihinin bile en kanlı, en karanlık başkanlarından bir tanesinden takdir alma şerefine nail oldular. Vallahi bunlar için bundan daha büyük bir nişan yoktur diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“BU İNSANLARA KİM YOL VERİYOR?”

Şarkıcı Haluk Levent ve Ahbap Derneği’ne ilişkin soruşturmaya da değinen TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Akın Gürlek, soruşturma dalgalarını, tutuklama dalgalarını bir şekilde muhalefete dönük saldırılarla bir potada eritmeye çalışıyor. İstiyor ki, ‘Her meseleye ben aynı hassasiyetle yaklaşıyorum’, öyle bir algı yaratmaya çalışıyor” dedi.

Memlekette “kara para sorunu” olduğunu savunan Baş, “Varlık Barışı adı altında kara paranın aklanmasına kim izin verdiyse ondan bir hesap sormak lazım, değil mi? Memlekette kara para sorunu varsa siz niye bunu affediyorsunuz? Kayyım atanan şirketlere, Merkez Bankası’na, BDDK’ya diğer kamu kurumlarına faaliyet izinlerini kim veriyor? Bu insanlara kim yol veriyor? Bunları sormayalım mı? Yani açık söyleyeyim yemede ortaksınız, sömürüde ortaksınız, yol vermede ortaksınız ama sonra bütün bu suçları geliyor bir tane buluyorsunuz, birisini onun sırtına yüklüyorsunuz” diye konuştu.

“MELİH GÖKÇEK’İN YARGILANMADIĞI BİR TABLODA…”

Haluk Levent’in ifadesinde bakanlara ilişkin beyan vermek istediğini söyleyen Baş, şöyle devam etti:

“Beyanlar niye zabta geçmedi? Daha kaç gün önce yine Bülent Arınç, Melih Gökçek’in Ankara’yı parsel parsel sattı dediği Melih Gökçek’i hatırlatmadı mı? Sonra ‘Tek bir savcı gelip bana bunu sormadı’ demedi mi? Bakın ben sabah akşam bunu söylemeye devam edeceğim. Ya bu memlekette Melih Gökçek’in yolsuzluktan, hırsızlıktan yargılanmadığı bir tabloda, hiçbir vatandaşa insanların yolsuzluk ve hırsızlık nedeniyle yargılandığını anlatamazsınız, ikna edemezsiniz. Madem Ahbap’a dönük bir operasyon sürüyor, Ahbap’la işbirliği yapan bakanlıklar açıklansın. Hangi iş ve işlemler yapılmış, hangi bakanlıklarla ilişki içinde çalışılmış?” 

“SAĞLIK DURUMU, MORALİ GAYET YERİNDE”

Erkan Baş, tutuklu komedyen Deniz Göktaş’ı cezaevinde ziyaret ettiğini belirterek, “Tüm yurttaşlara selamlarını, sevgilerini ileteyim. Sağlık durumu, morali, kararlılığı gayet yerinde. Kuşkusuz bu haksız uygulamayı, bu hukuksuzluğu meşrulaştırmaz ama insanların haklı olduğunu bildiğinde, doğru da durduğunu bildiğinde, yanlış bir şey yapmadığını bildiğinde başlarına ne gelirse gelsin dimdik yaşamaya devam ettiğini gözlemlediğim bir yarım saatlik görüşme gerçekleştirdim” dedi.

“MİLLİ EĞİTİM BAKANI’NI ATAYAN CUMHURBAŞKANI SIFIR ÇEKMİŞ”

Baş, dün açıklanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına değindi. Ellerinde sınava ilişkin bir değerlendirme raporu olduğunu söyleyen Baş, şunları kaydetti:

“TYT’nin matematik testinde doğru cevap ortalaması yalnızca 6,4 idi. Fen bilimleri testinde bu oran 3,9 düzeyinde. Yanlış cevapların doğru cevapları götürdüğü dikkate alındığında adayların net ortalamalarının açıklanan doğru cevapların çok daha düşük olduğunu ortaya çıkıyor. En kaygı verici şey, sınav puanının hesaplanabilmesi için gereken düzeyde doğru cevap veremeyen, kamuoyunda sıfır çeken olarak ifade edilen adayların sayısındaki inanılmaz artıştır. Bu yıl 67 bin sınava giren kişi sıfır çekmiş arkadaşlar. Bence bu, 67 bin insanın sorunu değil. Bu, memleketin, Milli Eğitim Bakanı sorunu. 

Bu Milli Eğitim Bakanı’nı atayan Cumhurbaşkanı sıfır çekmiş. Eğitim sistemi sıfır çekmiş. Bu gerçekleri konuşmamız lazım. 170 bin 500 aday başvuru yapmasına rağmen sınava bile girmemiş. Yani sınavın parasını yatırmış, başvurusunu yapmış sınav günü gelince ‘Zaten bir şey yapamayacağım’ deyip çekilmek zorunda kalmış. Bu gerçekleri konuşmak istiyoruz biz.”

“BİR MADEN İŞÇİSİNİN TATİL YAPMA HAKKI YOK MU”

TÜİK’in açıkladığı verilere göre, 2 milyon kişinin tatile gidebildiğini aktaran Baş, “86 milyon nüfuslu bir ülkeden bahsediyoruz. Tatile gidebilen insan sayısı koca ülkede 2 milyon kişi. Ortalama 5 gece tatilde kalmışlar. Bunların önemli bir bölümü de arkadaşlarının, ailelerinin evlerinde tatile gidebilmiş insanlar. ‘Memlekette bu kadar dert varken tatili mi konuşacağız’ diye soran olabilir. Ben de tam bunu konuşmak istiyorum. Memlekette mesela bir maden işçisinin tatil yapma hakkı yok mudur?  Bir özel okul öğretmeninin tatil yapma hakkı yok mudur? Bir beyaz yakalı çalışanın, bir banka personelinin, bir mühendisin, bir doktorun bir işçinin, bir köylünün tatil yapma hakkı yok mudur” değerlendirmesini yaptı.

Baş, bu ülkedeki her emekçinin, bu ülkeye değer katan, emek veren, alın teri döken, yıl boyu çalışan her yurttaşın ailesiyle, eşiyle, dostuyla güzel bir tatil yapabilme hakkını savunmaya devam edeceğini söyledi. Bu hakkın böyle gasbedilmesi ve süreç içerisinde zaten böyle bir hak yokmuş gibi algılanmasına itiraz ettiğimi söyleyeceğini dile getiren Baş, şöyle devam etti:

“Çünkü biraz sonra buradan çıkacağım ve Beypazarı’na gideceğim yine o Yıldızlar Holding’in yakasına yapışacağım. Arkadaşlar böyle bir şey olur mu? Memlekette insanlar evine ekmek götüremez hale gelmiş. İşsizlik almış başını yürüyor. Yoksulluktan gına geldi. İnsanlar artık yoksulluk konuşmaktan bile bıkmış. Çarşıya, pazara, markete gidemiyorsun. Tatil hayal olmaktan çıkmış. Orada bir tane holding var, Yıldızlar Holding. Zaten aylarca uğraştık. Yani işçileri çalıştırıyor çalıştırıyor çalıştırıyor maaşını vermiyor. Çalıştırıyor, çalıştırıyor, çalıştırıyor işten çıkarıyor, tazminatını vermiyor. Öbür taraftan sürekli devletten teşvik alıyor. Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesiyle kamuoyunun önünde rezil rüsva oldu. Hırsızlığı bütün Türkiye tarafından tescillendi. Herkes biliyor ki, kamu bankalarından milyonlarca lira almış. Bunlar Sayıştay raporlarına falan yansımış. Devletin muazzam teşvikler sunduğu, Bakanların ve yetkililerin aracılığıyla ancak işçilere hakkını zorla ödemiş. Ama arkadaşlar aynı şey devam ediyor. Çok kısa bir süre önce, iki ay önce işçiler günlerce mücadele etmiş açlık koşullarında. Açlık grevine girerek, kilometrelerce yürüyerek paralarını almayı, hakları olanı almayı başarmışlar. Bu yetmemiş beyefendiye. Şimdi aynı şey Elazığ’dan geliyor. Aynı şey Yunus Emre Termik Santrali’nden geliyor. Yunus Emre Termik Santrali’nde işçi arkadaşlar üç aydır yine maaşlarını almamış. İşçiler de işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmıyor. Gitmişler sendikalı olmuşlar, örgütlenmişler. Büyük ihtimalle daha önceki direnişten aldıkları şeyle. Şimdi bugün sendikanın genel başkanı ve genel sekreteri gözaltına alınmış. Müdahale sırasında iki işçi yaralanmış.

Ben bu iktidarın Yıldızlar Holding sevgisini anlamıyorum. Bunu kabul etmiyorum. Anlıyorum da kabul etmiyorum. Türkiye’deki bütün işçileri şu Holding’e köle mi ettiniz? İnsanları çalıştır, çalıştır maaşını verme, maaşını isteyince de devletin polisini, jandarmasını gönder, insanları dövdür gözaltına al. Olur mu ya?”

“İŞÇİ ARKADAŞLARIN YANINA GİDECEĞİM”

Erkan Baş, bugün Meclis çalışmalarına katılmayacağını, işçilerin yanına gideceğini ifade ederek, hiçbir işçinin, patronların haksızlığı, hukuksuzluğu karşısında yalnız kalmayacağını söyledi. Baş, “Eğer o patronların arkasında iktidar varsa, iktidarın bakanları, bürokratları varsa memleketin askerini, polisini bu işçinin karşısına patronun yanına barikat olarak kullanıyorsanız, biz de geleceğiz o işçi arkadaşlarımızla beraber onlarla omuz omuza kol kola hak mücadelesini vereceğiz” dedi. 

Yorum Yap

Benzer Haberler
TBMM’de komisyonlara tatilde çalışma izni verildi: Okul Olayları ve Dijital Riskler Komisyonu’nun görev süresi uzatıldı
TBMM’de komisyonlara tatilde çalışma izni verildi: Okul Olayları ve Dijital Riskler Komisyonu’nun görev süresi uzatıldı
Doruk Madencilik’e bağlı Yunus Emre Termik Santrali işçileri: Üç buçuk aydır maaşımızı almıyoruz
Doruk Madencilik’e bağlı Yunus Emre Termik Santrali işçileri: Üç buçuk aydır maaşımızı almıyoruz
Doruk Madencilik’e bağlı Yunus Emre Termik Santrali’nde çalışan işçiler: Bizim tek bir isteğimiz var, maaşlarımızı alıp işimize geri dönmek
Doruk Madencilik’e bağlı Yunus Emre Termik Santrali’nde çalışan işçiler: Bizim tek bir isteğimiz var, maaşlarımızı alıp işimize geri dönmek
TBMM Genel Kurulu… Abdulhamit Gül: Gelin, acıları değil sevinçleri artıracak bir süreçte hep birlikte taşın altına elimizi koyalım
TBMM Genel Kurulu… Abdulhamit Gül: Gelin, acıları değil sevinçleri artıracak bir süreçte hep birlikte taşın altına elimizi koyalım
Özgür Özel’in yeni parti mesaisi sürüyor… “PM”, “CAO” ve “MYK” toplantılarına başkanlık etti
Özgür Özel’in yeni parti mesaisi sürüyor… “PM”, “CAO” ve “MYK” toplantılarına başkanlık etti
CHP Sözcüsü Sarı’dan yeni parti açıklamasına tepki: Bu arkadaşlarımız koltukçu
CHP Sözcüsü Sarı’dan yeni parti açıklamasına tepki: Bu arkadaşlarımız koltukçu
Yeşil Yamaçlardan Taze Gündem
Gündem Rize

Gündem Rize, “Yeşil Yamaçlardan Taze Gündem” anlayışıyla Karadeniz’in doğasından ilham alan hızlı ve güvenilir haberciliğiyle; Rize’den yükselen en güncel gelişmeleri tarafsız ve dinamik bir bakışla okuyucusuna sunar.

2026 Gündem Rize © Tüm hakları saklıdır. Gündem Rize