CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in dün Meclis’te yaptığı grup toplantısında “yeni partimizi kuruyoruz” açıklaması üzerine, “Biz bu arkadaşlara, amiyane tabirle, ‘KBB’ci’ demiştik. Yani bunlar kayyumcuydu, bunlar butlancıydı ve bunlar bölücüydü. Ama bu parti kurma sürecinde bir kere daha görüyoruz ki KBB’nin yanına bir harf daha eklememiz gerekiyor. O harf yine K. Yani bu arkadaşlarımız koltukçu” dedi.
(ANKARA) – CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in dün Meclis’te yaptığı grup toplantısında “yeni partimizi kuruyoruz” açıklaması üzerine, “Biz bu arkadaşlara, amiyane tabirle, ‘KBB’ci’ demiştik. Yani bunlar kayyumcuydu, bunlar butlancıydı ve bunlar bölücüydü. Ama bu parti kurma sürecinde bir kere daha görüyoruz ki KBB’nin yanına bir harf daha eklememiz gerekiyor. O harf yine K. Yani bu arkadaşlarımız koltukçu” dedi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi.
Sözlerine Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıldönümünü kutlayarak başlayan Sarı, “Cumhuriyet Halk Partisi, Kıbrıs Türk halkının çıkarlarının yanındadır, bunu önemsemektedir ve öneminin farkındadır. Önümüzdeki dönemde bunun çok daha fazla önemli olacağını düşünmektedir, bunu görmektedir. Bununla ilgili düşüncelerini, planlarını, programlarını önümüzdeki dönemde yine tüm Türkiye’yle paylaşacaktır” dedi.
“Terörsüz Türkiye” süreci ve çerçeve yasaya ilişkin konuşan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile yapılan görüşmeye değinerek ortak komisyon raporunun arkasında olduklarını söyledi. Sarı, sözlerine şöyle devam etti:
“Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşması için gerekli her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu bir kere daha dile getirmiş olduk. Bu konuyla ilgili oluşan komisyon ve komisyondaki rapordaki düşüncelerimiz ortadadır. Bu düşüncelerimizin arkasında duruyoruz. Terörsüz Türkiye sürecinin odağında olan mesele, tek başına devletin bekası ya da güvenlik ekseninde değerlendirilecek bir mesele değildir. Her ne kadar güvenlik ekseninde bu konu bir kere daha Türkiye’nin gündemine gelmiş olsa bile Kürt meselesini sadece bu boyutuyla ele alan yaklaşımların da kısır, yetersiz ve sınırlı yaklaşımlar olduğunu düşünüyoruz. Biz, bu konjonktürde bunu bir fırsat olarak görerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu meselenin çözümü konusunda gerekli ekonomik, sosyal ve kültürel bir açılımın şart olduğuna da inanıyoruz. Bu konuyla ilgili çalışmalarımız var. Geçen hafta MYK’mızın gündeminde yine bu konu vardı. Ayrıntılı değerlendirmeler yapıldı. Zaten bu konu çerçevesinde önümüzdeki günlerde Sayın Genel Başkanımızın da bir basın toplantısı olacak ve bu basın toplantısında düşüncelerini sizlerle paylaşacak.”
Mutlak butlan sürecinde son gelinen noktayı değerlendiren Sarı, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in “yeni partimizi kuruyoruz” açıklaması hakkında şunları söyledi:
“Bugün varmış olduğumuz noktada Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinden başka bir siyasal partinin çıkacağını görüyoruz. Henüz bununla ilgili resmî adımlar atılmış değil, bildiğim kadarıyla. Ancak bu konuda açıklamalar var, niyetler var, niyet açıklamaları var. Bu konu da bizim MYK’mızın etraflı bir şekilde değerlendirdiği konulardan biri oldu. Öncelikle şunu söylemek gerekir: Hangi rejim altında olursa olsun ve hangi ülkede olursa olsun siyasal partiler kurulur, oluşur, gelişir, halkın karşısına çıkar, onay alır ya da almaz. Ancak hiçbir zaman bir siyasal partinin içinde olup o siyasal partinin olanaklarından yararlanıp, onun kürsüsünden konuşarak, onun amblemi altında, onun ilçe örgütleri ve il örgütlerinden faydalanarak, onun grup salonunda ve onun grup odasında bir başka siyasal partinin ilanı yapılamaz. Bunun çok ahlaki bir şey olmadığı çok açıktır.
“PARTİNİN BÖLÜNMESİ HER ŞEYDEN ÖNCE AKP’YE FAYDA SAĞLAR”
Dolayısıyla böyle bir siyasal parti bu yolla ne dünyada ne de Türkiye’de kurulmuştur. Bunun, bir defa, ciddi bir etik sorunu, ciddi bir ahlak sorunu oluşturduğu çok açık ve nettir. İkinci olarak, biz bu arkadaşlarımızı daha önce partiyi bölmemeleri konusunda uyarmıştık. Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Atatürk’ün partisinin bölünmesinin, her şeyden önce AKP’ye fayda sağlayacağı; böyle bir konjonktürde ve böyle bir zeminde AKP’nin ekmeğine yağ süreceğini söylemiştik. Dolayısıyla biz bu arkadaşlarımızı bölücü olmakla suçlamıştık. Bugün varmış olduğumuz noktada, bu suçlamalarımızın temellerinin ne kadar sağlam olduğunu da görmüş oluyoruz.
Dolayısıyla arkadaşlarımız, neden olmadığımız bir butlan sürecinde, kendilerinin neden olduğu iş ve eylemleriyle, konuya ilgisizlikleriyle ve süreci yanlış yönetmeleriyle neden oldukları butlan sürecinin artçı şoklarını ya da bu sürecin olumsuzluklarını ortadan kaldırmak üzere birlikte mücadele edeceklerine ve bizim her türlü çağrımıza rağmen, ‘Gelin, bu süreci birlikte, el birliğiyle çözelim’ dememize rağmen böyle bir tutum sergileyeceklerine ve böyle bir tavır takınacaklarına kaçmayı tercih etmişler.
“CHP’NİN BÖLÜNMEMESİ İÇİN ELİMİZDEN GELEN HER TÜRLÜ ÇABAYI GÖSTERECEĞİZ”
Dolayısıyla arkadaşlarımız, ‘Cumhuriyet Halk Partisi’nden ne kadar büyük bir parça koparırsak o kadar kâr’ mantığıyla bu süreci iki ay boyunca yönetmişlerdir. Gelmiş olduğumuz noktada Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölmüşlerdir, bölmeye çalışmaktadırlar. Bizler, Atatürk’ün emaneti olan ve Cumhuriyet’in emaneti olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin bölünmemesi için elimizden gelen her türlü çabayı sürdüreceğiz. Buradan da bütün kamuoyunun dikkatine bu düşüncemizi sunmak isteriz.
Üçüncüsü, arkadaşlar, bildiğiniz üzere biz bu arkadaşlara, amiyane tabirle, ‘KBB’ci’ demiştik. Yani bunlar kayyumcuydu, bunlar butlancıydı ve bunlar bölücüydü. Ama bu parti kurma sürecinde bir kere daha görüyoruz ki KBB’nin yanına bir harf daha eklememiz gerekiyor. O harf yine K. Yani bunlar koltukçu. Kurulması düşünülen partinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden nasıl bir farkı olduğunu, hangi yönlerden, hangi açılardan bir fark oluşturduğunu kamuoyuna açıklamış değiller. Manisa milletvekilimizin yapmış olduğu grup toplantısında ya da arkadaşlarımızın yapmış olduğu açıklamalarda Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasal çizgisinden başka bir siyasal parti tarif edemiyorlar. O hâlde şunu sormak gerekir: O zaman niye bir başka parti arayışı içindesiniz?
Cumhuriyet Halk Partisi içinde bir siyasal mücadele yapmamız gerekirken kongrelerimizi ilan ettik. Eylül’den itibaren başlıyor. Bu parti içinde bir siyasal mücadele yapmak gerekirken ve ayrışmanın ideolojik ve politik nedenlerini, Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasal fikriyatından başka bir anlam ifade edecek bir ayrım yapamıyorsanız eğer, o zaman niçin başka bir siyasal parti arayışı içindesiniz? Bu sorunun tek açıklaması olabilir: ‘Biz kendimize koltuk arıyoruz’ diyor arkadaşlar. Dolayısıyla bu arkadaşlarımız aynı zamanda, üzgünüz ama, koltukçu arkadaşlarımız. Ben buradan şunu da bir kez daha sormak istiyorum: Kurulması düşünülen bu siyasal parti, siyasal yelpazenin neresine oturuyor? Sağda mı, solda mı, merkezde mi, Cumhuriyet Halk Partisi çizgisinde mi, Cumhuriyet Halk Partisi çizgisinden başka bir ideolojik çizgiyi mi benimseyecek?
“ASLA CHP’NİN KURUCU PARTİ OLMA ÖZELLİĞİNİ BÜNYENİZDE BARINDIRAMAYACAKSINIZ”
Bazı arkadaşların dediği gibi, belki oralarda kafalar çok karışık. Oradaki bazı arkadaşlarımızın dediği gibi, Cumhuriyet Halk Partisi’nden kopan bir parça olmak yerine Türkiye’de dört eğilimi temsil eden bir siyasal parti mi, sosyal demokrat bir parti mi? Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasal çizgisinden ne kadar farklı bir parti? Bu konuyla ilgili de açıkçası kafaların çok karışık olduğunu görüyorum. Ancak ne olursa olsun, nasıl bir siyasal partiye doğru yolculuk ederseniz edin, hangi ideolojik ve politik çizgide konumlanırsanız konumlanın, asla ve kat’a Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu parti olma özelliğini bünyenizde taşıyamayacaksınız.”
Cumhuriyet Halk Partisi’nin, rakamlardan büyük bir parti olduğunu söyleyen Sarı, şöyle konuştu:
“Cumhuriyet Halk Partisi, 100 yıllık, asırlık geleneğiyle Türkiye’nin bütün badireli durumlarında kendisi de badireler yaşayarak bugüne gelmiş olan bir partidir. Bütün bu süreçlerin hepsini yaşayarak atlatmıştır. Kurucu partidir. Devlet kurmuştur. Ulus inşa etmiştir. Türkiye’yi çok partili hayatla tanıştırmıştır. Türkiye’yi sosyal demokrasiyle tanıştırmıştır. Ve bir kere daha Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında, bir kere daha Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu tarihî misyonuna ve vizyonuna her şeyden çok ihtiyaç vardır.
Dolayısıyla böyle bir zamanda ve böyle bir zeminde, Mustafa Kemal Atatürk’ün ışığında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin altı okuyla Cumhuriyet’i ikinci yüzyılda taçlandıracak, bölgesindeki en önemli güç hâline getirecek ve itibarlı ülkeler nezdinde Türkiye Cumhuriyeti’ni en üst liglere taşıyacak Cumhuriyet Halk Partisi’ne her şeyden ve her zamandan çok ihtiyaç vardır.
Dolayısıyla ne olursa olsun, bütün bu arkadaşlarımızı hâlâ Cumhuriyet Halk Partisi içinde, siyasal ayrılıklarımızdan farklı olarak, onları bir tarafa bırakarak; parti içi çekişmeleri ve mücadeleleri bir tarafa bırakarak hâlâ bu yanlıştan dönmeye çağırıyoruz. Bütün bunlara rağmen bu konuda ısrar ediyorlarsa da kendilerinin AKP işbirlikçisi olduklarını, kendilerine koltuk aradıklarını, kendilerinin bölücü olduğunu, Atatürk’ün Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölmek için iş ve eylem içerisinde olduklarını açıkça ilan etmek istiyoruz. Bizler bu sürecin sonuna kadar karşısında duracağız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yöneticileri olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Merkez Yönetim Kurulu olarak ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin bütün yapıları olarak bu sürecin karşısında durduğumuzu ve buna asla müsaade etmediğimizi bir kere daha dikkatlerinize sunmak isteriz.”
4 İL BAŞKANI DAHA GÖREVDEN ALINDI
Sarı, MYK’da alınan karar ile CHP’li 4 il başkanlığının görevden alındığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yine MYK’mızda birtakım kararlar alındı. Bu kararların bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Yine örgüte ilişkin birtakım değerlendirmeler yapıldı. Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne ilişkin dört il başkanlığımız, merkez ilçelerle beraber görevden alındı. Örgütler feshedildi. Bunlar Kütahya, Uşak, Karaman ve Çankırı illerimiz. Onun dışında beş ilimizde de il başkanlığı görevlendirmesi yaptık. Bu illerimiz Eskişehir, Karaman, Sivas, Kırşehir ve Uşak illerimiz. Önümüzdeki günlerde, önümüzdeki hafta ya da ondan sonraki hafta, Cumhuriyet Halk Partisi’nin il başkanları toplantısı yapılacak. Atamasını gerçekleştirdiğimiz il başkanlarıyla beraber ve atamasını yapmadığımız ancak Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği içerisinde siyasal mücadeleye devam etmek isteyen il başkanlarımızla beraber önümüzdeki günlerde bir il başkanları toplantısı yapacağız ve Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü önümüzdeki süreçte kongreleri yapmaya hazır hâle getireceğiz.
Bizim illerle ilgili bu değerlendirmelerimizi yapmamızın nedenlerinden biri de kongre süreçlerini bir an önce başlatabilmektir. Bildiğiniz üzere biz, Eylül ayının başından itibaren bir kongre süreci takvimi işleteceğiz. Ancak bu takvimi işletirken örgütlerimizin de bu takvime uygun iş ve eylemlerde bulunabiliyor olması gerekir. Dolayısıyla kongrelerimizi yapabilecek şekilde örgütlerimizi hazır tutmamız gerekiyor. Ve illerle ilgili değerlendirmelerimiz bu ayın sonuna geldiğinde bitmiş olacak, sona ermiş olacak ve partimiz önümüzdeki sonbaharla beraber, yani Eylül ayıyla beraber, kongrelerini yapabilir hâle gelecektir.”
Açıklamaların ardından Sarı, gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in dünkü açıklamasının ardından CHP’den kaç kişinin istifa ettiğinin ve CHP TBMM Gurubuna ilişkin nasıl bir yol haritasının izleneceğine ilişkin soru üzerine Sarı, şunları kaydetti:
“Ahlaki olan, Sayın Özgür Özel’in bu grup toplantısını yapmadan önce istifa etmesi olurdu. Dolayısıyla bir siyasi partinin grubunda başka bir siyasi partinin kuruluşu açıklanmaz. İsmi, logosu, başka bir siyasi yolculuğun ana hatları açıklanmaz. Bu yolu hiçbir şekilde ahlaki bulmuyoruz. Özellikle grup yönetimiyle ilgili alacağımız pozisyonlar, arkadaşların istifasıyla ilgili. İstifa edip etmeyecekleri, hangi arkadaşın istifa edeceğini hep beraber göreceğiz. Üyelerin istifasıyla ilgili sosyal medyada koparılan yaygaranın hiçbir şekilde doğru olmadığını ifade etmek isterim. Cumhuriyet Halk Partisi üyelerinin onda birine bile ulaşmamıştır istifa. Dolayısıyla her 10 üyeden en az 9’u Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasi kimliği içinde siyasi mücadele yapmaktadır. Sosyal medyada dile getirildiği gibi bir istifa furyası söz konusu değildir.”
Belediye başkanlarının CHP’den istifa edip etmeyeceğinin sorulması üzerine Sarı, “Belediye başkanlarımızla görüşüyoruz. Hem büyükşehir belediye başkanlarımızla hem ilçe belediye başkanlarımızla, hatta belde belediye başkanlarımıza kadar belediye başkanlarımızın çok kahir ekseriyeti Cumhuriyet Halk Partisi içinde kalmayı tercih ediyor. Bunların çok ağırlıklı bir oranı tam yüzde 100’lük bir oran veremem ama çok istisnai biçimde, ‘Biz yolculuğumuzu Manisa Milletvekili Özgür Özel’in kuracağı partide yaparız, oraya doğru gideceğiz’ diyen belediye başkanlarımızın sayısı çok az. Önümüzdeki günlerde de bunu net olarak göreceğiz” yanıtını verdi.
CHP RAKAMLARDAN İBARET DEĞİLDİR
Olası milletvekili istifalarıyla CHP’nin ana muhalefet konumundan düşme ihtimalinin olduğunu ve bu konuyu nasıl değerlendirdiklerinin ve dün CHP Genel Merkezi’nde yapılan milletvekili toplantısının sorulması üzerine Sarı şunları kaydetti:
“Teknik olarak bu yeni sistemde ana muhalefet partisi olmanın avantajları parlamenter sistemdeki kadar net değil. Biliyorsunuz, iktidar artık parlamentonun içinde kurulmuyor. Ancak yine de parlamentonun en büyük muhalefet partisi olmak önemli. Dolayısıyla bunu önemsizleştirdiğim ya da anlamsız bulduğum için söylemiyorum. Bunu teknik bir düzeltme yapmak istediğim için söylüyorum.
İkincisi, arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi sayılardan ve rakamlardan ibaret değil. Dolayısıyla bugün 80 milletvekili olursunuz, yarın akşam 60 milletvekiline, bir gün 10 milletvekiline düşersiniz. Ertesi gün 200 milletvekili olursunuz. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel mirasına ve vizyonuna asla sahip olamazsınız. Dolayısıyla kurucu parti olmak, 2’inci yüzyılda bir kez daha ihtiyaç duyulan parti olmak ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin özgül ağırlığını taşımak her Cumhuriyet Halk Partilinin sorumluluğundadır. Ben bunu milletvekili sayısından daha önemli görürüm.
Dünkü toplantı, bütün milletvekillerinin katıldığı bir toplantı değildi. Mevcut duruma ilişkin değerlendirme yapmak isteyen arkadaşlarımızın Sayın Genel Başkanımızla bir araya geldiği, uzun süren bir toplantı oldu. Bütün arkadaşlarımız düşüncelerini söylediler, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundular. Kendi arkadaşlarıyla, yani parlamentoda bulunan diğer arkadaşlarıyla da buradaki düşüncelerini önümüzdeki günlerde paylaşacaklar. Ben arkadaşlarımızın kaç tanesinin istifa edeceğini bilmiyorum. Hep beraber yaşayıp göreceğiz. Ama istifa eden bütün arkadaşlarımız büyük bir tarihsel sorumluluk içinde olacaklar. Ben, bir müddet sonra bu arkadaşların Cumhuriyet Halk Partisi’ne yeniden dönmek için büyük bir çaba sarf edeceklerini de şimdiden öngörüyorum. Bunu da burada tarihsel bir not olarak düşüyorum.”
Gündem Rize, “Yeşil Yamaçlardan Taze Gündem” anlayışıyla Karadeniz’in doğasından ilham alan hızlı ve güvenilir haberciliğiyle; Rize’den yükselen en güncel gelişmeleri tarafsız ve dinamik bir bakışla okuyucusuna sunar.
Yorum Yap