SON DAKİKA
--:--:--

Özgür Özel: “‘Butlan ittifakı’na meydan okuyorum”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin içinde delegenin vermediği yetkiyi yargıdan bekleyenler olduğunu belirterek, “Ben Akın Gürlek’e, yani Ak Toroslar Çetesi ile ‘butlan ittifakı’na meydan okuyorum. 19 Mart darbecileriyle parti içinde kurultay sonucunu hazmedemeyenlerin ittifakına meydan okuyorum. Partinin hukukunu kimsenin zedelemesine izin vermem. Hala daha partiyi yönetme iddiasındaki bir grubun kurultay yerine mahkeme kararıyla gelmek gibi niyeti varsa öyle bir ihtimal yok” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Özgür Özel: “‘Butlan ittifakı’na meydan okuyorum”

(ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin içinde delegenin vermediği yetkiyi yargıdan bekleyenler olduğunu belirterek, “Ben Akın Gürlek’e, yani Ak Toroslar Çetesi ile ‘butlan ittifakı’na meydan okuyorum. 19 Mart darbecileriyle parti içinde kurultay sonucunu hazmedemeyenlerin ittifakına meydan okuyorum. Partinin hukukunu kimsenin zedelemesine izin vermem. Hala daha partiyi yönetme iddiasındaki bir grubun kurultay yerine mahkeme kararıyla gelmek gibi niyeti varsa öyle bir ihtimal yok” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gazete Pencere’nin sorularını yanıtladı. Özel, “Kemal Kılıçdaroğlu’nu mağlup edip CHP Genel Başkanı olduğunuzda, özellikle 19 Mart 2025’ten sonraki süreci yaşayacağınızı öngördünüz mü” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Siyasetin bu hale geleceğini öngörmedim. DEM Parti’nin seçim başarılarından sonra kayyum atamalar, belediye başkanlarına, partinin eş genel başkanlarına tutuklamalar… Erdoğan’ın yenemediği zaman nasıl saldırdığını biliyorum. Böyle bir ihtimali öngördüm. Seçimden sonra CHP birinci parti olarak kalmaya devam etti, işte oradan sonra Erdoğan balta çekti bize. Bu kadarına cüret edebileceklerini ve bu kadar kötü olabileceklerini düşünmüyordum. En sonunda döndü, dolaştı iş Özgür Özel’in beklenmedik direnişine geldi. Bu partinin genel başkanıysan bu kadar haksızlığa, bu kadar iftiraya susacak halin yok. Özgür Özel’in beli kırılmadan CHP’nin beli kırılmaz.”

GÖKHAN BÖCEK’İN İFADESİ

Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tapu belgelerini açıklamasının partiye yönelik saldırıların dozunun artmasına sebep olup olmadığı sorusuna şu yanıtı verdi:

Adalet Bakanı dedi ki ‘Muhittin Böcek itirafçı olacak ama daha zamanı var.’ Manisa’da benzin istasyonundan bahsediyor. Muhittin Böcek’in baz kaydından onun orada durduğu görülüyor. Düşünüyor ki oraya bizden biri gidecek. Tutarına kadar söyledi ‘Özgür Özel’e para verildi’ yalanını. Adalet Bakanı bunu söyleyen. Ölmüş biri üzerinden iftira atmayı düşündüler. Tutmayınca bu sefer Gökhan Böcek üzerinden bir şey uydurdular. ‘Parayı kimden aldın? Nereden çektin? Nasıl gittin? Seni kim yolladı? Kim karşıladı?’ ‘Hatırlamıyorum’ diyor. ‘Kimle görüştün?’ ‘Adını unuttum.’ Eşkalini tarif ederken ‘Boyu benden biraz uzun, 1,70’ diyor. Kendi 1,50. Bizden 1,90’lık birini alıp götürdüler. Tutuklayacaklardı. Rakam da değişti. 20 milyon dolardı, 1 milyon euro oldu. Çünkü çantaya sığmıyor 20 milyon dolar. Gökhan’ı zorlamak için mahrem görüntülerini servis ettiler.”

Özel, “Antalya’da kritik bir başsavcı değişikliği oldu. Görüntüler de o değişiklikten sonra servis edildi. Bu dikkatinizi çekti mi” sorusuna karşılık şunları söyledi:

“Tabii ki. Adalet Bakanı ve onun oluşturduğu kendi etrafındaki çete tarafından gayriahlaki bir zemin yaratılıyor. Sonra bize gelip, ‘AK Parti’dekiler de bundan rahatsız. Erdoğan’ın haberi yok’ diyorlar. Yine klasik ‘Erdoğan iyi, çevresi kötü’ hikayesi. Ben, bunu bana söyleyen AK Partiliye, ‘Yanlış genel başkana geldiniz oğlum, bunları niye bana yazıyorsunuz? Gidin kendi genel başkanınıza yazın’ dedim.

AKIN GÜRLEK’İN TAPULARI, ÖZKAN YALIM’IN İFADESİ

Özel, “2025’in sonunda bütçe konuşmanızda da Akın Gürlek henüz başsavcıyken size iletilen iddialara yönelik de aynı şeyleri söylemiştiniz. Sonra mart ayında tapu kayıtlarını açıkladınız. Değişen ne oldu” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Hiçbir şey değişmedi. Başsavcıyken bunları biriktirdik. Akın Gürlek gibi birisinin Adalet Bakanı olmasına yönelik AK Parti’nin içindeki mücadelenin parçası olamazdım. Onun Adalet Bakanı olması için AK Parti’deki bazı kişilerin beni kullanmasına izin veremezdim. Bu benim görevim değil. Bana gelen bilgilerin ben Erdoğan’a verildiğini de biliyorum. Belki de fazlası verilmiştir. Yine de böyle bir adamın Adalet Bakanı yapılması, Erdoğan’ın her şeyi bile bile atamasını yapmasını ifşa etmek CHP’nin görevidir. Sonunda ID numaralarını koyduk. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bile itiraz edemedi çünkü herkes gerçek olduğunu biliyor. Bu yüzden şahsımı hedef alarak belimi kırmaya çalışıyorlar. Benim belim kırılırsa partimin beli kırılır diye bakıyorlar. CHP’nin iktidar yürüyüşünü ancak böyle durdururuz diyorlar. Şu kadarını söyleyeyim: ‘AK Parti bu kadarına tenezzül etmezdi’ diyordum. Özkan Yalım, o otel odasında kapıyı açana kadar CHP’liydi. Kapıyı açtı, AKP’li oldu. Nasıl oldu? AKP’nin lehine yalanlar attırıyorlar, iletişim kampanyası yapıyorlar. Attığı yalanlar da çürüdü. ‘İşe alındı’ dediği delegelerin çocuklarının biri beş biri yedi yaşında. Her söylediği çöktü.”

KILIÇDAROĞLU’NUN “ARINMA” VİDEOSUNA YANIT

CHP Lideri Özel, partisinin 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün yayımladığı videoya ilişkin, “Doğrudan sizin grup toplantısındaki sözlerinizi hedef aldı. Duyduğunuzda ne hissettiniz” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Ben Kemal Bey ile devir teslim yaptığımız andan şu ana kadar ona karşı nezaketimi, saygımı hiç yitirmedim. Yitirmeye de niyetim yok. Zaman zaman eleştirilerde de bulundu. Önceki genel başkanların eleştiri hakkı vardır. Ama onların hukuku bana emanet. Benim onlara eleştirme hakkım yok. Kemal Bey’in hukuku bana emanettir. Ama partinin hukuku da bana emanet. Ben yaptığım açıklamada Saray’dan medet umanları kastediyorum. Saray’dan medet umanlara, sarayın mermeri olmak yerine ‘toprak ol, çiçekler açsın’ diyorum. Bu sarayda mermer olana söylenen bir laf. Kemal Kılıçdaroğlu’na söylenen bir laf değil. Grup toplantısında dakikalarca alkışlandı, 81 il başkanı arkasında durdu. Ben orada bir ittifaka meydan okudum. Cumhur İttifakı’na meydan okumuyorum orada. Ben orada Akın Gürlek’e, yani Ak Toroslar Çetesi ile ‘butlan ittifakı’na meydan okuyorum. 19 Mart darbecileriyle parti içinde kurultay sonucunu hazmedemeyenlerin ittifakına meydan okuyorum. Kemal Kılıçdaroğlu diye Sayın Genel Başkan’ı da hiç isimlendirmedim. Ama butlan beklentisiyle partide delegenin vermediği yetkiyi AK Parti’nin talimatlı yargısından bekleyenler var.

BUTLANA REST

Zaman zaman Silivri’de yatanların suçları varmış da yatıyorlarmış gibi, ‘aklanmalarını beklemek gerekiyor’ diyenleri duyuyorum. Bu yargıda mı aklanacaklar yani? Bu yargıda aklanmalarını beklemek, arkadaşlarımızın üzerine iftira atanlara cesaret verir. Oysa iftiracıların helallik istediği bir süreçteyiz biz Silivri’de. Ben önceki Genel Başkan’ın hukukunu zedeleyecek bir şey söylemem. Ama partinin hukukunu kimsenin zedelemesine de izin vermem. Herkesin dikkatli olması lazım. 2023’ten sonra iki Kurultay daha yaptık. Hiç kimse aday olmadı. Hala daha partiyi yönetme iddiasındaki bir grubun kurultay yerine mahkeme kararıyla gelmek gibi niyeti varsa öyle bir ihtimal yok. Ben Kemal Bey’in ağzından böyle bir şey duymadım. Duysam yakıştıramam. Ben Kemal Bey’in saraydan medet umanlara söylediklerime alınganlık göstermesine şaşırırım. Aksine hiç o alınganlığı göstermeyecek bir pozisyonda kendisini tarif etmesini beklerim yani. ‘Ne butlanı’ demesini, ‘Partide genel başkanın nasıl seçileceği belli’ demesini beklerim. Net bir duruş olur.”

Kılıçdaroğlu’nun “Benden açıklama bekleyenler, beklemesinler” ifadesinin sorulması üzerine ise Özel, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ben ‘CHP’nin mevcut yönetime karşı bir açıklama yapmamı beklemesinler’ şeklinde olmasını ümit ederim. Orada bir açıklık yok. Orada her iki türden anlaşılmaya müsait bir ifade var. Bu şekilde ifade edilmesini beklerim.”

“MUHALEFETTE RAHAT ETME” TEKLİFİNE RET

Özel, “‘İmamoğlu ile yol arkadaşlığınızdan vazgeçerseniz size destek vereceğiz’ gibi bir teklif yapıldı mı” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Kemal Bey’den böyle bir şey duymadım. Bu tip spekülasyonlar çok yazıldı veya ilk başlarda, ilk dönemlerde kendisine yakın olduğunu ifade eden birtakım isimler geldiler, gittiler. Sırf o değil ki Erdoğan bunu defalarca grup konuşmasından, otobüs üstünden bana söyledi. ‘Ekrem’i bırak, rahat et’ teklifi, şahsıma bir iktidar teklifi değil. ‘CHP’ye sen iktidar yürüyüşünden vazgeç, muhalefette rahat et’ teklifi. Ben bu teklifi kabul edecek olsam bu yola hiç çıkmazdım zaten. Zaten muhalefette rahat etmediğimiz için ‘değişim’ deyip aday olduk ve iktidar olmak istiyoruz. 14 aydır boşuna mı yatıyor Ekrem İmamoğlu? Mansur Yavaş’ı sürekli hedefe koymaya çalışmalar boşuna mı? Özgür Özel’e bu kadar saldırı, benim ailemin oturduğumuz adreslerimizi; Manisa’daki, İstanbul’da kızımın evini ifşa ettiler, bana saldırdılar, kızımı sosyal medya üzerinden hedefe koydular, ailemi, gencecik çocuğumu yani bunlar boşuna mı olmuş da ben döneceğim diyeceğim ki ‘Tamam, ben Ekrem’i bıraktım, huzur bulalım.’ Huzur bulacaksam zaten muhalefette huzur bulmak kolaydı. Ben iktidara talip olduğum için saldırı altındayım. Ben iktidara talip olduğum için belimi kırmaya çalışıyorlar. Muhalefete talip olanlara çok konforlu koltuklar sağlayan bir rejim var şu anda. Bana Erdoğan defalarca ‘Gel Ankara merkezli siyaset yap’ dedi.”

İMAMOĞLU’NUN ADAYLIĞI

Özel, “İmamoğlu’nun yaşadığı sürecin benzeri Yavaş üzerinde de olursa ‘teknik direktör’ olarak siz mi gireceksiniz oyuna” sorusuna karşılık da şöyle konuştu:

“‘Ekrem’i bırakalım, yeni aday belirleyelim’ diyorlar. Ekrem İmamoğlu’nu bırakıp yeni bir aday belirlemek Erdoğan’a, rakibini hapse atan, rakibinin karşısına çıkamayan korkak bir siyasetçiye yükünü sırtından alma katkısını sağlar. Böyle bir şey olmaz. Erdoğan, bütün dünyanın ve Türkiye’nin gözü önünde rakibini hapse atan ve hapiste tutan ve onu adaylaştırmamak için her şeyi yapan, diploma iptali dahil, 15 çeşit dava açmak dahil, aynı anda adamı hem casuslukla hem hırsızlıkla hem evrakta sahtecilikle hem rüşvetle hem irtikapla suçluyor. Ne kadar çok korkulan bir adammış bu. Bir kişi bunların hepsi birden olamayacağına göre, ondan korkan birisi hepsi bütün tuşlara birden basıyor demektir. Bunu görmek lazım. Ve bunun bir siyasi maliyetinin olması lazım. Bunun da Erdoğan ve AK Parti tarafından ödenmesi lazım. Ben bu maliyetten AK Parti’yi kurtarmam, kurtarmak istemem. O yüzden sonuna kadar İmamoğlu’nun adaylığının arkasına durmak lazım.”

ARA SEÇİM, BASKIN SEÇİM, ERKEN SEÇİM…

Özel, “Sizce çok baskın, çok ani bir seçime mi gidiyoruz” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Çok ani seçimi de biz kazanırız. Denesinler. Erdoğan’ı sandığa çekebilmek için ona her öneriyi sunuyorum. Ara seçimi sunuyorum, erken seçim sunuyorum, erken yerel seçimi sunuyorum, birlikte yapılmasını sunuyorum. Sadece İstanbul’da seçimleri yenileyelim. Yeter ki karşımıza sandıkta çıksın. Çünkü bugün Erdoğan sandıktan kaçarak yargı ve devlet gücünü kullanarak kendini güçlü gösteriyor. Bunu Aydın ve Afyon belediye başkanlarını partisine şantaj ve tehditle partisine katarken de böyle yapıyor. Gelsin Afyon ve Aydın’a sandık koyalım da görelim. Yeter ki milletle Erdoğan’ı bir sandıkla buluşturalım. Şundan korkuyor olabilir: ‘Hiç olmazsa 200’den çok milletvekili çıkarırsam tek başlarına Anayasa değişikliği yapacak güçleri olmaz’ diye düşünüyor olabilirler. Düşünsenize geçmişten beklemedeki Yüce Divan yargılamaları var. İşte o dört bakanla ilgili çeşitli bugünkü bazı uygulamalarla ilgili yani TBMM’de soruşturma komisyonları kurulmasına engel olacak rakamda milletvekili aritmetiğini tutarak seçime gitmeyi de planlıyor olabilirler. Ben Erdoğan’ın yapacağı baskın seçim dahi ona da razıyım. Bir de CHP’nin gırtlağına basarak bir seçim yapma isteği. İşte CHP’yi, CHP’lilerin elinden alıp bir seçim yapmak.”

PARTİ KAPATMA VE YEDEK PARTİ İDDİALARI

Özel, öyle bir durumdaki yol haritalarına ilişkin şöyle konuştu:

Biz partimizi bırakmayız. CHP’yi bırakmayız, biz bu partiden ayrılmayız. Millet de bizi bırakmaz. Sizin verdiğiniz aday listeleri kabul etmeyecek bir parti yönetimi meselesi. O da bir cumhurbaşkanı adayına bakar. 100 bin imzayla bir cumhurbaşkanı adayına bakar. Bir cumhurbaşkanı adayı çıkarılır ve böyle bir durumda bu millet öyle bir tokat vurur ki akılları almaz. Biz partimizi bırakmayız. Ama partinin bütün süreçlerine engel olacak bir iş bile yapsalar biz bu seçimi kazanırız. Yani her yolu deneriz. Mutlak butlan ihtimaline karşı değil, parti kapatma ihtimaline karşı yedek partiler olur. Her partinin vardır, olması lazım. Her şeyi göze almışlar. Ama yok baskın seçim; CHP’nin gırtlağına basmak, partiyi elinden almak. Türkiye’yi elimizden alamazlar. Biz bu seçimi bir şekilde kazanırız. Devletle, milleti yarıştırırsanız millet kazanıyor. Bizim millet devlete saygılıdır. Her şeyi yapar. Askere giden oğlunu şehit verir, ‘Vatan sağ olsun’ der ama elinden sandığı almaya kalkarsan ya da milletin karşısına devleti dikersen millet kazanır. Hep böyle oldu. Erdoğan aslında bir dönem milletin taleplerine karşı devletin yaptığı bazı haksız uygulamaların mağduriyetini kendisine bir kaldıraç olarak kullanmayı başardı ve Türkiye’de iktidara geldi. Şimdi tam tersini yaparak ve devleti milletin karşısına bu kez kendisi dikerek tarihi bir hata yapıyor. Bu hatadan dönerse ne âlâ ama dönmezse çok ağır bir yenilgi alacak. Buna adımın Özgür olduğu kadar eminim.”

MANSUR YAVAŞ’IN ADAYLIĞI SÖZ KONUSU MU

Özel, “Ekrem Bey aday olmadığında adayınızı avukat mı görürüz, eczacı mı görürüz” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Mansur Yavaş’ı kimsenin yedeği gibi tutmam. Mansur Yavaş şu anda Ankara’daki hizmetlerine odaklanan ama her ankette de en yüksek oranda destek alan isim ve bu şartlar altında Mansur Yavaş’ı şimdiden aday gösterip hedef yapmak ya da tartışmaya açmak ya da Ekrem Başkan’a yaşatılanların yükünden Erdoğan’ı kurtarıp ‘Zaten adayımız Ekrem değil, Mansur’ deyip Erdoğan’a bir konfor alanı yaratmak ve Mansur Bey içinde de bir tahrip alanı yaratmak istemem. Çünkü Mansur Bey belediyecilik yapıyor. Ankara’ya odaklanmış durumda. İşini iyi yapıyor ve millet takdir ediyor. Brezilya’da Lula’nın yaşadıklarından ya da otoriter rejimlerde yok edilmeye çalışılan muhalefet partilerinden birine dönüştürülmeye çalışılıyor CHP. Buna karşı da tarihi bir direniş gösteriyoruz. Hem bu direnişi sürdüreceğiz hem de direnişi zayıflatacak yanlışların içinde olmayacağız.”

NATO ZİRVESİ

Özel son olarak ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO Zirvesi’nde Türkiye’ye gelmesi durumunda bir CHP’nin bir protesto yapıp yapmayacağının sorulması üzerine ise “CHP, çağrısına uyulsa geçtiğimiz eylül ayında, geçtiğimiz kasım ayında seçim yapılsaydı NATO Zirvesi’ne biz ev sahipliği yapıyor olacaktık. Gençler protesto edebilir, çeşitli protesto yapılabilir ama CHP’nin kurumsal bir protesto örgütlemesi talip olduğu görevle ve kendi ağırlığıyla uyuşmaz diye değerlendiriyorum.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
11 ilde organize suç operasyonu: 158 gözaltı, 71 tutuklama
11 ilde organize suç operasyonu: 158 gözaltı, 71 tutuklama
“Cumhuriyet’in Demokratik Dönüşümü Konferansı” 13-14 Haziran’da İstanbul’da yapılacak
“Cumhuriyet’in Demokratik Dönüşümü Konferansı” 13-14 Haziran’da İstanbul’da yapılacak
Silivri’de ADA buluşması… Dilek İmamoğlu: “Dört bayramdır mağduriyet yaşayan tutsaklara ve biz ailelerine sabır ve güç diliyorum”
Silivri’de ADA buluşması… Dilek İmamoğlu: “Dört bayramdır mağduriyet yaşayan tutsaklara ve biz ailelerine sabır ve güç diliyorum”
Gazeteci Alican Uludağ’ın tahliyesine karar verildi
Gazeteci Alican Uludağ’ın tahliyesine karar verildi
İBB Davası’nın 41. günde savcı, 5 isim hakkında tahliye talep etti… İmamoğlu: Özgür Özel can yoldaşımdır, genel başkanımızdır onu çok seviyorum
İBB Davası’nın 41. günde savcı, 5 isim hakkında tahliye talep etti… İmamoğlu: Özgür Özel can yoldaşımdır, genel başkanımızdır onu çok seviyorum
Özgür Özel: “‘Butlan ittifakı’na meydan okuyorum”
Özgür Özel: “‘Butlan ittifakı’na meydan okuyorum”
Yeşil Yamaçlardan Taze Gündem
Gündem Rize

Gündem Rize, “Yeşil Yamaçlardan Taze Gündem” anlayışıyla Karadeniz’in doğasından ilham alan hızlı ve güvenilir haberciliğiyle; Rize’den yükselen en güncel gelişmeleri tarafsız ve dinamik bir bakışla okuyucusuna sunar.

2026 Gündem Rize © Tüm hakları saklıdır. Gündem Rize