SON DAKİKA
--:--:--

İBB Davası’nda 68’inci gün… Kadriye Kasapoğlu: “Sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım”

İBB Davası’nın 68’inci gününde savunma yapan cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, “İnsanın aklına yine şu soru geliyor. Acaba özel kalem müdürü olarak sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım? Vatan Emniyet’teki çileyi 4’er günden 2 sefer çektim” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
İBB Davası’nda 68’inci gün… Kadriye Kasapoğlu: “Sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım”

Haber: ÇAĞATAN AKYOL

(İSTANBUL) – İBB Davası’nın 68’inci gününde savunma yapan cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, “İnsanın aklına yine şu soru geliyor. Acaba özel kalem müdürü olarak sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım? Vatan Emniyet’teki çileyi 4’er günden iki sefer çektim” dedi.

Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 68’inci günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda yapılıyor.

Tutuksuz sanıkların savunmalarının alındığı duruşmada, iş insanı Hamit Demir ile eski İBB çalışanı Şehide Zehra Keleş’in ardından İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu savunma yaptı.

Ekrem İmamoğlu’nun kullanmadığı belirtilen telefonu üzerinden yapılan tartışmalara değinen Kasapoğlu, şunları söyledi:

“İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na ait hat ve cihaz, kendisinin mensubu olduğu partinin ilçe başkanlığı döneminden beri kullandığını bildiğim, gün içerisinde sıklıkla çok fazla çağrı alan, özellikle sahada, seçim çalışmalarında, vatandaş taleplerinde kullanılan, kullanılırken de makamda ya da sahada fark etmeksizin yanında olan nöbetçi arkadaşımız tarafından kullanılan, hatta yine bu arkadaşımız tarafından kullanılırken de bu arkadaşımızı hayli yorduğunu bildiğim, hatta bir süre sonra belediye başkanımız dışında belediye başkanımızdan ziyade yanındaki bu arkadaşımıza ulaşmak için kullanılan bir telefon hattıdır. Hatta bu konuyla ilgili arkadaşlarımızla aramızda mizahi bir konu var. Bir gün sahada bu telefon çalıyor, başkanımız telefona bakıyor, karşıdaki ses başkanımızla konuşmak yerine yanındaki arkadaşımızı istiyor. Başkan da gayet sakin bir şekilde ‘Al, seni istiyorlar’ diye arkadaşımıza veriyor telefonu.

“NE SUÇ VAR NE DE DELİL”

Karşıdaki arayan şahsın Ekrem İmamoğlu’yla konuşma ihtimalinin olmayacağını bildiği, onunla karşılaşma ihtimalinin olmayacağını bildiği bir telefon hattıdır. Şunu iddia ediyorum, siz bu telefonla, bu cihazla gerçekten 3 gün yaşayamazsınız. Şunu söylemeden geçemeyeceğim. Tutukluğumdan beri her gün sesli düşündüğüm şey, bu telefon 11 ay beni oğlumdan acaba nasıl ayırdı? Bu telefondan suç unsuru olabilecek ne çıktı? İddia makamında bu telefon 1,5 yıl incelendi ve ‘Ne oldu’ sorusunu aklımdan çıkaramıyorum.

4 bin sayfalık iddianamemizde ne bu dijital rapor var ne bu telefona ait bir bilgi belge var ne de benim ifademin tek satırına yer verilmiş. Bu da enteresan. Zira bir suçun delillerinin yok edilmesi için ortada bir suç lazım, suçu kaybetmek için bir eylem lazım. Bu konuyu tümüyle reddediyorum. Ortada ne bir suç vardır ne de suçu karartmaya yönelik bir delil söz konusudur.”

“ÇANTA TAŞITMA TALİMATIM OLMADI”

Tutuksuz yargılanan Kasapoğlu, hakkındaki “rüşvete yardım” iddiasıyla ilgili de şöyle konuştu:

“Çok defa okudum bu bölümü. İçerideyken de okudum, dışarıdayken de okudum. İnanın, neresinden nesini savunacağımı tam olarak bilemiyorum. Zira hayatımda hiç görmediğim, görsel teşhis edemeyeceğim, beni görse muhtemelen tanımayacak olan Bayram Yıldırım diye bir adam demiş ki, ‘Florya’da Fatih Keleş’in ofisine bir pikap araba yanaşırdı. Şunun şoförü giderdi, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Caner Kırca da giderdi, buradan paraları alırdı, gelirdi’. En önemli kısmı iddianamede de okuduk. Caner Kırca da buradaki diğer şoför arkadaşlarımız da böyle bir iddiayı kabul etmiyorlar.

Yine içimden defalarca sorduğum soruyu sessiz soruyorum, burada gerçekten ne yaşadığımızı bilmemekle beraber, adının rüşvetle yan yana gelme ihtimali olmayan, sadece aracımı kullanmak üzere tahsis edilmiş olan mesai arkadaşım Caner Kırca’nın rüşvet iddiasıyla lekelemek bu kadar kolay mı sorusunu da yine aklımdan çıkaramıyorum. Mesai arkadaşım Caner Kırca’nın içinde ne olduğunu bilmediği çanta, sepet, para, kriminal, böyle hiçbir şey, dosya, hiçbir şey taşıtma talimatım olmamıştır. Bu iddiayı da tamamen reddediyorum.”

“DEVLETİN PARA VERDİĞİ İŞLE YARGILANMIŞIM”

Kasapoğlu, örgüt üyeliği iddiasına ise şu sözlerle tepki gösterdi:

“Buradaki iddia edilen örgüt yöneticileri ya da örgüt üyeleriyle hiçbir illiyet bağımın olmadığı gayet açıktır. Benim ait olduğum tek şema bugün ibb.gov.tr’deki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde özel kalem müdürünün bulunduğu yerdir. Bu yere göre sadece Ekrem İmamoğlu’ndan talimat alırım, sadece özel kalem müdürlüğüne bağlı olan yaklaşık 180 arkadaşıma talimat verebilirim. Ben özel kalem müdürüyüm ve gerçekten burayı okuduğumda yine hayrete düştüm. Çünkü gerçekten yapmak zorunda olduğum, bana devletin para verdiği işle yargılanmışım. Bunlar ne? Telefon görüşmesi yapmak, toplantı düzenlemek, gerektiğinde bu toplantılara katılmak. Şimdi hepimizin en sık kullandığı arama motoru Google’a bile yazsak ‘Özel kalem müdürü ne iş yapar’ diye, karşınıza çıkacak olan ilk 3 şeyle sorumlu tutulmuşum. Özel kalem müdürü, belediye başkanının iş programını takip etmek zorundadır. Sayın Başkanımız Ekrem İmamoğlu beni arayıp ‘Kadriye, ben Eminönü Meydanı’ndaki şantiyeyi ne zaman ziyaret edeceğim, buradaki iş programı nedir’ dediği vakit, ben gecenin bir yarısı da olsa 3 sefer de olsa 5 sefer de olsa arayacağım kişi genel sekreter yardımcımız Gürkan Alpay’dır. Arkamda oturan bütün İBB bürokratları bilir ki benim onları anlamlı anlamsız saatlerde defalarca aradığıma, aileleriyle birlikte tanık olmuşlardır. Çünkü bu benim işim, başka türlü zaten Ekrem İmamoğlu ile çalışma şansınız yok.”

“OĞLUMUN LGS DÖNEMİNİ TELAFİ EDEMİYORUZ”

Özel kalem müdürlüğü yetkisi ve çerçevesi dışına çıkmadığını vurgulayan Kasapoğlu, duygulandığı konuşmasını şöyle tamamladı:

“İnsanın aklına yine şu soru geliyor. Acaba özel kalem müdürü olarak sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım? Şuna gerçekten çok üzülüyorum çünkü Vatan Emniyet’teki çileyi 4’er günden 2 sefer çektim. İlk gözaltına alındıktan sonra yaşadığı travma sebebiyle, o zaman 13, bugün 14 yaşında olan oğlumla birlikte uyumaya başladık. Aradan tam bir ay geçti ve bu sefer yine bir ev dolusu polisle oğlumun koynundan alındım bu sefer. Evden çıktığım, oğlumu tek başına 13 yaşındaki çocuğu bıraktığım eve yaklaşık 11 ay sonra dönebildim. Bu çocuğumun eğitim hayatındaki en eşik yılı olan LGS dönemini şu anda telafi edemiyoruz. Anne yoksunluğunu yaşadığı, anne yoksunluğunu telafi edemiyoruz. Annesinin yaşatılan hukuk yoksunluğunu telafi edemiyoruz. Ben devlet kurumlarından başka bir yerde çalışmadım. İş yaşamım boyunca ve devlet kurumlarındaki saygınlığı, hassasiyeti, sorumluluğu en derinlerinde yaşayan biriyim.

“HAKLILIĞIM 4 BİN SAYFA İDDİANAMENİZ KADAR”

Bize de şöyle öğretildi: ‘Devlet anneyi korur, devlet çocuğu korur, devlet kadınını korur, devlet kendisine 20 yıl pırıl pırıl hizmet etmiş pırıl pırıl bir memurunu korur’. Ben dünyanın en çalışkan özel kalem müdürü olduğumu iddia ediyorum çünkü böyle iddialarınız yoksa da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışamazsınız ama tüm bunlara rağmen size güvenmek istiyorum. Sizin, haklının hakkını haklıya vereceğinize dair içimde bir umut besliyorum. Savunmam bu kadar kısa ama haklılığım 4 bin sayfa kadar, iddianameniz kadar eder. Dolayısıyla bu çok güvendiğim dağlar kadar haklılığım, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir hukuk devleti olmasına olan kalan inancım, sizin vicdanınız ve istisnasız her gece dua ettiğim ilahi adaletle beraatımı, adli kontrolümün kaldırılmasını ve arkamda oturan kadın arkadaşlarımın bir an önce evlatlarına ve ailelerine kavuşmasını diliyorum.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
İBB Davası’nda 68’inci gün… Kadriye Kasapoğlu: “Sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım”
İBB Davası’nda 68’inci gün… Kadriye Kasapoğlu: “Sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım”
DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan: “Türkiye bir kişinin, bir odadan yönetebileceği bir ülke değil”
DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan: “Türkiye bir kişinin, bir odadan yönetebileceği bir ülke değil”
Ümit Özdağ, cumartesi günü dört parti lideriyle bir araya gelecek: “Millet bunu istiyor”
Ümit Özdağ, cumartesi günü dört parti lideriyle bir araya gelecek: “Millet bunu istiyor”
DEM Parti’den “Diyarbakır’da dört belediye eş başkanı görevden alındı” haberlerine yalanlama
DEM Parti’den “Diyarbakır’da dört belediye eş başkanı görevden alındı” haberlerine yalanlama
İBB Davası’nda 68’inci gün… Erdal Celal Aksoy: “Eylem tarihinde İstanbul’da değildim”
İBB Davası’nda 68’inci gün… Erdal Celal Aksoy: “Eylem tarihinde İstanbul’da değildim”
Melih Meriç’in tedavisi hastanede devam ediyor
Melih Meriç’in tedavisi hastanede devam ediyor
Yeşil Yamaçlardan Taze Gündem
Gündem Rize

Gündem Rize, “Yeşil Yamaçlardan Taze Gündem” anlayışıyla Karadeniz’in doğasından ilham alan hızlı ve güvenilir haberciliğiyle; Rize’den yükselen en güncel gelişmeleri tarafsız ve dinamik bir bakışla okuyucusuna sunar.

2026 Gündem Rize © Tüm hakları saklıdır. Gündem Rize