DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, son günlerde LGBTİ+ örgütleri, hak savunucuları, gazeteciler, akademisyenler ve siyasi parti yöneticilerine yönelik gözaltı, soruşturma, erişim engeli ve polis müdahalelerini TBMM gündemine taşıdı. Çiçek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, “Demokratik siyaset, ifade ve örgütlenme alanını daraltan uygulamalarla Barış ve Demokratik Toplum Sürecine yönelik toplumsal güven nasıl sağlanacaktır?” diye sordu.
(ANKARA) – DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, son günlerde LGBTİ+ örgütleri, hak savunucuları, gazeteciler, akademisyenler ve siyasi parti yöneticilerine yönelik gözaltı, soruşturma, erişim engeli ve polis müdahalelerini TBMM gündemine taşıdı. Çiçek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, “Demokratik siyaset, ifade ve örgütlenme alanını daraltan uygulamalarla Barış ve Demokratik Toplum Sürecine yönelik toplumsal güven nasıl sağlanacaktır?” diye sordu.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, TBMM Başkanlığına, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle, LGBTİ+ örgütleri, hak savunucuları, gazeteciler, akademisyenler ve siyasi parti yöneticilerine yönelik gözaltı, soruşturma, erişim engeli ve polis müdahalelerine ilişkin soru önergesi verdi.
Çiçek önergesinde, 13 Eylül’de “Ailem Güvende” adı altında yürütülen operasyonlarda 15 ilde 162 kişi, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatıldığının açıklandığını belirterek “Bu süreçte LGBTİ+ alanında faaliyet yürüten derneklere, dernek yöneticilerine, aktivistlere ve hak savunucularına yönelik gözaltı, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilmiş; çok sayıda internet sitesi ve sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli kararları verilmiştir” ifadelerine yer verdi.
Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla Evrensel Gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin yanı sıra gazetecilerin, hak savunucularının ve kadın örgütlerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğine dikkati çeken Çiçek, söz konusu tedbirlerin “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesine dayandırıldığını aktardı.
Çiçek, 15 Eylül’de İstanbul merkezli yürütülen soruşturma kapsamında DEM Parti bileşenlerinden SYKP’nin Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, ESP üyeleri ve çok sayıda yurttaşın gözaltına alındığını kaydetti. Aynı gün İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde LGBTİ+’lara yönelik operasyonları protesto etmek amacıyla yapılmak istenen basın açıklamasına polisin müdahale ettiğinin, aralarında haber takibi yapan gazetecilerin de bulunduğu 100’ü aşkın kişinin gözaltına alındığının kamuoyuna yansıdığını ifade eden Çiçek, İzmir ve Ankara’daki protestolarda da polis müdahalesi ve gözaltılar yaşandığını kaydetti. Çiçek, “Türkiye’nin barış ve demokratik çözümü tartıştığı bir dönemde, LGBTİ+ örgütlerinden hak savunucularına, gazetecilerden akademisyenlere ve siyasi parti yöneticilerine uzanan gözaltı, soruşturma ve erişim engeli uygulamaları, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine dair toplumsal kaygıları derinleştirmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
“SOSYAL MEDYA HESAPLARINDAKİ ENGELLEMELER HANGİ MAKAMIN TALEBİYLE UYGULANMIŞTIR?”
DEM Partili Çiçek, önergesinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle şu sorulara yer verdi:
“Gazetecilerin, akademisyenlerin ve hak örgütlerinin sosyal medya hesapları hangi somut gerekçeyle ‘milli güvenlik’ ve ‘kamu düzeni’ tehdidi sayılmıştır; bu engellemeler hangi makamın talebiyle uygulanmıştır? Kadınların en çok aile içinde ve kendi evlerinde öldürülürken; aileyi korumayı LGBTİ+ örgütlerini, aktivistleri ve hak savunucularını hedef almak olarak tanımlayan ‘Ailem Güvende’ politikası kimin güvenliğini esas almaktadır? 2025 yılında 196 bini aşkın çocuğun suça sürüklendiği, sokak çetelerinin kol gezdiği, uyuşturucunun gençleri zehirleyip öldürdüğü bir ülkede; aileleri bu denli kuşatan sorunlar derinleşirken, ‘Ailem Güvende’ politikası neden bu sorunların çözümüne odaklanmak yerine LGBTİ+ örgütlerini ve hak savunucularını hedef almaktadır? Dün Kürt düşmanlığını sistemin karakter inşasında kullanan anlayışın bugün LGBTİ+’lar üzerinden benzer bir düşmanlık siyaseti üretmesi, sistemin sürekli yeni ‘düşmanlar’ ve ‘tehditler’ üzerinden kendini yeniden kurma politikasının devamı mıdır? Son günlerde art arda yaşanan gözaltı, erişim engeli ve polis müdahaleleri, iktidarın demokratik muhalefete yönelik yeni bir baskı politikasına mı işaret etmektedir? Demokratik siyaset, ifade ve örgütlenme alanını daraltan uygulamalarla Barış ve Demokratik Toplum Sürecine yönelik toplumsal güven nasıl sağlanacaktır?”
Gündem Rize, “Yeşil Yamaçlardan Taze Gündem” anlayışıyla Karadeniz’in doğasından ilham alan hızlı ve güvenilir haberciliğiyle; Rize’den yükselen en güncel gelişmeleri tarafsız ve dinamik bir bakışla okuyucusuna sunar.
Yorum Yap