Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci Siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar, geri adım atmayacağız” dedi.
(İSTANBUL) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci Siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar, geri adım atmayacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi’ndeki “MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu”na katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ekonomik ve ticari potansiyelini dünya ile buluşturan MÜSİAD’ın yurt içi ve yurt dışındaki 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ettiğini söyledi. MÜSİAD’ın yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ettiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın 84 ülkesindeki 184 şube ve temsilcilikle geniş yelpazedeki faaliyetlerini güçlü bir şekilde sürdürdüğünü dile getirdi.
Erdoğan, “İki yılda bir düzenlenen MÜSİAD Expo fuarlarımız ise Türkiye’nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla bir araya getiren, firmalarımızın yeni pazarlara, yeni coğrafyalara erişimini kolaylaştıran, en önemlisi de Türkiye merkezli yeni ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunan yapısıyla maşallah her seferinde göğsümüzü kabartıyor. Fuara ilgi ve katılımın bu yıl da fazlasıyla yüksek olduğunu memnuniyetle öğrendim. MÜSİAD Expo’nun bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım, iş diplomasisi platformu haline dönüşmesinden ülkemiz adına gurur duyuyorum” dedi.
Avantajlarını sağlıktan eğitime, bilişimden ulaşıma, tarımdan ekonomiye her alanda hissettikleri yapay zekanın hem bireysel hem de iş hayatını yeniden şekillendirdiğini söyleyen Erdoğan, “Gün geçtikçe gelişen yapay zeka modelleri ve robotik teknolojiler üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Şurası bir gerçek ki, reel sektör yapay zekanın imkanlarını ne kadar kullanıyorsa, girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor” ifadelerini kullandı.
“YAPAY ZEKAYI GELİŞTİRİRKEN İNSAN FAKTÖRÜNE ÖNEM VERMEZSENİZ…”
Erdoğan, dikkatlerden kaçmaması gereken asıl tehlikeye değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yapay zekayı geliştirirken insan faktörüne gerekli önemi vermezseniz, arzu ettiğinizin tam tersi neticelerle karşılaşabilirsiniz. İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, milli ve manevi hasletlerinizi korumazsanız, iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti, ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız, geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil, tam aksine zarar getirir. Allah muhafaza, geniş çaplı bir yıkıma sebebiyet verir. Tam da bu yüzden kamu yönetiminden özel sektöre, akademiden iş dünyası ve sivil topluma bu konuların derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Hele ki Ahilik gibi köklü bir kültürün mirasçıları olarak bizim böyle bir meseleye duyarsız kalmamız zaten düşünülemez.”
Küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçtiğine dikkati çeken Erdoğan, Türkiye’nin merkezinde yer aldığı coğrafyanın tabiri caizse tam bir kriz fırtınası yaşadığını dile getirdi. Erdoğan, “Ticaretten enerji arzına, gıda güvenliğinden ekonomik yaptırımlara pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine hepimiz az ya da çok maruz kalıyoruz. Yakın geçmişte fikir teatileriyle çözülen meseleler, bugün füze ve dron teatileriyle çözülmeye çalışılmaktadır. Gücü gücü yetene düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır” diye konuştu.
“DOĞRU BİLDİKLERİMİZİ CESARETLE DİLE GETİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na hitabında bu soruna dikkati çektiğini hatırlattı. Filistin’den Yemen’e, Sudan’dan Somali’ye, Arakan’dan İran’a, içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettiklerini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:
“Gazze’de, Lübnan’da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun, biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek, dilimiz döndüğü, gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum. Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci Siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar, geri adım atmayacağız.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri BM kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır. İnşallah o günler de mutlaka gelecektir. Henüz 6 yaşındayken ailesiyle birlikte 335 kurşunla vahşice şehit edilen Hind Receb yavrumuzun hesabı hukuk önünde sorulacaktır. Yemek kuyruklarında, kuvözlerde, camilerde, okullarda, hastanelerde göz göre göre katledilen sivillerin hesabı elbette adalete verilecektir. Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa, aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insani trajediyle biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak.”
“MAZLUMAN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Son nefeslerine kadar adalet mücadelesi içinde olacaklarını söyleyen Erdoğan, Türkiye ve Türk milletinin, hangi dinden, kültürden, kökenden olursa olsun adalete inananların mücadelesi içinde olacağını belirtti. Erdoğan, şöyle konuştu:
“Filistin halkı yalnız değildir, asla sahipsiz değildir. Gazzeli kardeşlerimiz hak ve adalet arayışlarında tek başına değildir. BM Genel Kurulu bu gerçeği bir kez daha teyit etmiştir. İnsanlık İttifakı’nın temsilcisi olarak Genel Kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir.
Şahsımızı ve ülkemizi ahlaksız iddialarla hedef koymalarının sebebi işte budur. Türkiye, vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır. Genel Kurul salonunda ve kürsüsünde insanlığın müşterek vicdanına tercüman olan tüm ülkeleri ve liderleri gönülden tebrik ediyorum. Türkiye olarak ne pahasına olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyorum.”
“TÜRKİYE’Yİ İSTİKRAR ROTASINDA TUTMAYI BAŞARDIK”
Bir yandan hem bölgeye hem de insanlığa umut olacak hakkaniyetli çözümleri savunurken, diğer yandan Türkiye’yi bu risk ve tehdit ortamından uzak tutacak politikaları kararlılıkla hayata geçirdiklerini kaydeden Erdoğan, “Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye’yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık. Ekonomi politikamızın dört sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık. Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, geçen yıl Türkiye ekonomisini yüzde 3,7 oranında büyüterek 16 yıllık kesintisiz büyüme performansını sürdürdüklerini dile getirdi. Ekonominin 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6, ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 oranında büyüdüğünü belirten Erdoğan, böylelikle Türkiye ekonomisinin son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadığına işaret etti. Erdoğan, şu anda dünyanın 16’ncı, Avrupa’nın ise 6’ncı en büyük ekonomisi olduklarını kaydetti. 2002’de 3 bin 616 dolar olan kişi başına gelirin, yaklaşık 5 kat artışla 2025’te 18 bin 103 dolara çıktığını söyleyen Erdoğan, ekonominin büyüklüğünün ise cari fiyatlarla 1 trilyon 602 milyar dolar olduğunu ifade etti. Erdoğan, şöyle devam etti:
“SAVUNMA VE HAVACILIK İHRACATIMIZ YÜZDE 16,2 ARTTI”
“İhracat tarafındaki başarılarımızı sizlerin de desteğiyle sürdürüyoruz. 2002’de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız, 2025’te 273,2 milyar dolara yükseldi. Bu yılın ağustos ayındaki ihracatımız geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar doları buldu. Ocak-ağustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 artarak 185 milyar dolara erişti.
Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ihracatımızı 280 milyar doların üzerine taşıdık. Yıllıklandırılmış hizmet ihracatımızın ise ağustos ayı itibarıyla 125 milyar dolar civarına geldiğini tahmin ediyoruz. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın toplamının 405 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz. İhracatçı firmalarımızın sayısına baktığımızda da tablonun bütününe yayılan başarıyı daha net görebiliyoruz. 2002’de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 bin iken, 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla yüzde 16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu.”
İçinde bulunulan zorlu dönemde firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmak için ellerinden geleni yaptıklarını belirten Erdoğan, Türk Eximbank’ın ödenmiş sermayesini 100 milyar liraya çıkardıklarını dile getirdi. Geçen yıl sonu itibarıyla Türk Eximbank’ın kredi, sigorta ve garanti olmak üzere ülkemiz ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladığını söyleyen Erdoğan, Banka’nın bu yılki ihracat desteklerinin Ağustos 2026 sonu itibarıyla 44 milyar dolara yaklaştığını dile getirdi.
“ORTA VADELİ PROGRAM İLE HEDEFLERİMİZ DOĞRULTUSUNDA İLERLEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Doğrudan yabancı yatırımlarda da önemli mesafeler kat ettik. Sadece geçen yıl yatırımlarda 3,3 milyar dolar net giriş elde ettik. Yurt dışındaki Türk yatırımları ise 2025 yıl sonu itibarıyla 70 milyar doları buldu. Burada saymaya vaktimizin elvermeyeceği daha pek çok başarıya, rekora MÜSİAD’ımızla ve sizlerle birlikte ulaştık. 20 gün önce açıkladığımız yeni Orta Vadeli Program ile sürdürülebilir ve dengeli büyüme hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz” diye konuştu.
Gündem Rize, “Yeşil Yamaçlardan Taze Gündem” anlayışıyla Karadeniz’in doğasından ilham alan hızlı ve güvenilir haberciliğiyle; Rize’den yükselen en güncel gelişmeleri tarafsız ve dinamik bir bakışla okuyucusuna sunar.
Yorum Yap