CHP Sözcüsü Müslim Sarı, MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, 8 il başkanının, İstanbul’a ise 22 ilçe başkanının atandığını açıkladı. Sarı, “çerçeve yasaya” imza verdiklerini belirterek, “Şartlı ve süreli olan, af getirmeyen, sadece infazın ertelenmesini düzenleyen ve her aşamasında Parlamento’nun etkin olduğu, Parlamento’da temsil edilen parti gruplarının yer aldığı, şeffaf, açık ve kamuoyu önünde yürütülecek bir sürecin takip edilmesi de bizim önceliklerimiz arasındaydı. Önceliklerimiz bu taslakta karşılanmıştır. Dolayısıyla CHP olarak bu metnin altına imzamızı attığımızı belirtmek isteriz” dedi.
(ANKARA) – CHP Sözcüsü Müslim Sarı, MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, 8 il başkanının, İstanbul’a ise 22 ilçe başkanının atandığını açıkladı. Sarı, “çerçeve yasaya” imza verdiklerini belirterek, “Şartlı ve süreli olan, af getirmeyen, sadece infazın ertelenmesini düzenleyen ve her aşamasında Parlamento’nun etkin olduğu, Parlamento’da temsil edilen parti gruplarının yer aldığı, şeffaf, açık ve kamuoyu önünde yürütülecek bir sürecin takip edilmesi de bizim önceliklerimiz arasındaydı. Önceliklerimiz bu taslakta karşılanmıştır. Dolayısıyla CHP olarak bu metnin altına imzamızı attığımızı belirtmek isteriz” dedi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi.
CHP’nin dünkü Grup toplantısının coşkulu ve heyecanlı geçtiğini, özellikle Gençlik Kolları ve Kadın Kolları’nın büyük katkısı olduğunu söyleyen Sarı, grup toplantısındaki heyecanın, önümüzdeki dönemde CHP’nin iktidar yürüyüşüne dönük heyecanın önemli bir göstergesi ve işareti olduğunu değerlendirdiklerini belirtti.
Ekonomik gelişmelerin de MYK toplantısında gündeme geldiğini aktaran Sarı, TÜİK tarafından açıklanan Temmuz ayı enflasyonunun sokaktaki enflasyonla aynı olmadığını ifade etti. Sarı, “Enflasyonun en doğru ölçümü vatandaşın hissiyatıyla ilgilidir. Bu rakamlar çok fazla bir şey ifade etmez. Bizler de gözlemlerimizle piyasadaki enflasyonun, rakamlara yansıyan enflasyondan çok daha yüksek olduğunu biliyoruz, izliyoruz. Bu rakamları doğru kabul etsek bile ücretlerde, daha yıl başından bu yana, örneğin asgari ücrette, TÜİK’in açıkladığı rakamları doğru kabul etmiş olsak bile yaklaşık 6 bin lira civarında bir erime var. Dolayısıyla dar gelirliye, sabit gelirliye mutlaka ara zam yapılması bir zorunluluktur. Asgari ücreti revize etmek için yıl sonunu beklemeye gerek yoktur. Temmuz ayında, yani geçtiğimiz ay, mutlaka asgari ücrette bir düzeltme yapılması gerekiyordu. Keza en düşük emekli aylıklarının ve memur maaşlarının da hükümetin öngördüğünden çok daha yüksek oranlarda artırılması gerekmekteydi” diye konuştu.
“ENFLASYON 37 AYDA 6 PUAN DÜŞTÜ”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i ve ekonomi yönetimini eleştiren Sarı, şunları kaydetti:
“37 aydır Mehmet Şimşek her televizyon programına çıktığında, Sayın Bakan ne kadar başarılı bir iktisat politikası uyguladığını, enflasyonu düşürmek için bu dezenflasyon programında ne kadar ileri gittiğimizi anlatıyor. Ancak gerçek şu, 37 ay boyunca enflasyondaki düşüş, o da bu rakamları doğru kabul edersek, sadece 6,46 puan. Yani Sayın Bakan, göreve geldikten sonra yüzde 38,21 olarak aldığı enflasyonu, 37 ay sonra yüzde 31,75’e indirebilmiş. Sadece 6 puan. 37 ayda sadece 6 puanlık bir enflasyon düzelmesi söz konusu. Ancak bu 6 puanın bir bedeli var. Bildiğiniz üzere iktisatta hiçbir şey bedelsiz değildir, hiçbir şey karşılıksız değildir. Alternatif maliyet diye bir şey vardır. Yani bir karar alırsınız, bu kararın artıları olur, eksileri olur. Bir karar alırsınız, bir şeyden vazgeçersiniz. Vazgeçtikleriniz aslında bu işin maliyetidir. Şimdi biz enflasyonu 37 ayda sadece 6 puan düşürebilmek için ne yapmışız? Bir, faizleri yüksek tutmuşuz. Niye? Talebi kısmak için. Faizleri yüksek tutunca borçlanma maliyetini artırmışız. Yani Hazine sürekli borçlanıyor ve yüksek faizlerle daha yüksek maliyetlerden borçlanıyor. Yine aynı şekilde, faizi yüksek tuttuğumuz için büyümeden feragat etmişiz. İnsanlar yatırım yapmak için kredi piyasasına başvurduğunda daha yüksek faizlerle karşılaşmış. Vatandaşlar tüketmek için kredi kartlarına yöneldiklerinde de daha yüksek faizlerle karşılaşmışlar. Bunun sonucu olarak Türkiye bu dönemde büyüme potansiyelinin altında büyümelerle karşılaşmış.”
ÇERÇEVE YASAYA DESTEK
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de konuşan Sarı, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne destek verdiklerini söyledi. Konunun MYK’da konuşulduğunu aktaran Müslim Sarı, şöyle devam etti:
“Terörsüz Türkiye sürecine esas teşkil eden sorun çok boyutlu bir sorundur. Cumhuriyet Halk Partisi geleneği ise bu soruna en çok sahip çıkan ve bu meseleyle ilgili en cesur sözleri en zor zamanlarda söylemiş bir partidir. Bu konuyla ilgili Sayın Genel Başkanımızın da bir basın toplantısı oldu. Bu basın toplantısında meseleyi hangi çerçevede gördüğümüze ilişkin yaklaşımlarını kamuoyuyla paylaştılar. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak, silahsızlanma ve örgütün silahsızlanmasına ve tasfiyesine ilişkin bütün süreçlerin teyit edilmesini bir şart olarak öne sürüyorduk. Aynı zamanda yasada da bu var. Yani bu yasa aslında şartlı bir yasadır. PKK, KCK ve uzantılarının silah bıraktıklarının teyit edilmesiyle birlikte Milli Güvenlik Kurulu’na sunulacak bir rapor ve oradan alınacak kararla sürecin başlayacağı ifade edilmektedir. Dolayısıyla bu durum, bizim kavramsal çerçevemize ve bu konuyla ilgili belirlediğimiz ilkelere de uygundur.
Yine biz bu meseleyi sadece güvenlik ekseninde ya da devletin bekası ekseninde görmek yerine, elbette bunları da çok önemli bulmakla birlikte, Türkiye’ye vekil güçler aracılığıyla önümüzdeki süreçte müdahale edilmesini engellemeyi ve sadece Türkiye’de değil, çevremizdeki komşu ülkelerde de barış ve istikrarın sağlanmasını önemseyen bir yaklaşımla ele alıyoruz. Buna ek olarak, bu meseleye esas teşkil eden konunun yalnızca güvenlik ekseninde değil, ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarıyla, sadece bölgeyle sınırlı kalmadan Türkiye’deki bütün vatandaşların demokratik kazanımlarının artırılması çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunu da Sayın Genel Başkanımız basın toplantısında uzun uzun kamuoyuyla paylaşmıştı.
“BU METİN, MİLLİ BİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRECEK BİR METİNDİR”
Bu çerçevede, şartlı ve süreli olan, af getirmeyen, sadece infazın ertelenmesini düzenleyen ve her aşamasında parlamentonun etkin olduğu bu teklif, bizim önemli kriterlerimizden birini de karşılamaktadır. Çünkü sürecin başlangıcı Parlamento’da oluşturulan bir komisyon olmuştur. Aynı zamanda sürecin izlenmesi için de yine Parlamento bünyesinde bir komisyon kurulacağı bu metinde yer almaktadır. Her aşamasında Parlamento’nun bulunduğu, Parlamento’da temsil edilen parti gruplarının yer aldığı, şeffaf, açık ve kamuoyu önünde yürütülecek bir sürecin takip edilmesi de bizim önceliklerimiz arasındaydı. Bu önceliklerimiz de bu taslakta karşılanmıştır. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu metnin altına imzamızı attığımızı belirtmek isteriz. Elbette bu bir son değildir. Bu metin, milli birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirecek bir metindir. Ancak süreç bununla sona ermiş değildir. Ekonomik kalkınma politikaları bakımından, kültürel açıdan ve demokratikleşme perspektifiyle daha tartışılması ve yapılması gereken çok şey vardır. Bizler, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve daha demokratik bir ülke olması adına Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuda elimizden gelen bütün çabayı göstereceğimizi bir kez daha kayıt altına almak istiyoruz. Yasayla ilgili süreç ve tartışmalar önümüzdeki günlerde yeniden Parlamento gündemine gelecek. Cumhuriyet Halk Partisi grubumuz ve milletvekillerimiz de bu konudaki düşüncelerini bu kez Parlamento zemininde paylaşma fırsatı bulacaklardır.”
8 İL BAŞKANI DAHA ATANDI
CHP’ye ilişkin gelişmelere değinen Sarı, 8 il başkanı atadıklarını belirterek, parti kongrelerinin başlatılmasıyla ilgili kamuoyuyla paylaştıkları tarihe hazır hale gelebilmek için örgütlerde birtakım düzenlemeler yaptıklarını bildirdi.
Amaçlarının, ağustos ayının sonuna kadar geçen sürede partinin kongreleri başlatabileceği olgunluğa örgütü kavuşturmayı amaçladıklarını dile getiren Müslim Sarı, şöyle konuştu:
“Bu çerçevede, Eylül ayının başında, belki önümüzdeki hafta tam tarihini de verebiliriz. Çünkü aynı zamanda örgütsel düzenlemeler devam ediyor. Bu düzenlemeleri tamamlayarak Eylül ayının başında başlamak üzere kongre takvimini açıklayacağız. Bu kapsamda örgütlerimizi hazır tutmak amacıyla yaptığımız değerlendirmeler sonucunda 8 ilimize il başkanı görevlendirdik. Bunları şimdi sizlerle paylaşmak isterim. Ardahan ili için boş bulunan il başkanlığı görevine Temel Avşar arkadaşımızı, Çankırı için Kamil Akdoğan arkadaşımızı, Erzincan için Şevki Akta arkadaşımızı, Kahramanmaraş için Esat Şengül arkadaşımızı, Karabük için Burak Onur Gündüz arkadaşımızı, Kırklareli için Özgür Kaya arkadaşımızı, Kilis için Mustafa Curatoğlu arkadaşımızı ve Kocaeli için Selman Yıldırım arkadaşımızı görevlendirmiş bulunuyoruz. Dolayısıyla biz illerimizle ilgili süreci kahir ekseriyetle tamamlamış oluyoruz. Eksik bıraktığımız birkaç ilimiz var. Onlarla ilgili değerlendirmeleri de önümüzdeki hafta tamamlayacağız. İllerle ilgili bu süreç tamamlandıktan sonra, tamamlanan illerde zaten süreç işlemeye devam ediyor. Atadığımız il başkanlarıyla birlikte ilçelerle ilgili değerlendirmeler yapılıyor. Onlar da peyderpey ilerliyor. Ağustos sonu itibarıyla bunları da tamamlamayı ve partimizin bütün örgütünü kongrelerini yapabilecek hale getirmeyi hedefliyoruz. Böylece Eylül ayının başında kongre takvimini başlatmış olacağız. Yaklaşık bir buçuk ay önce kamuoyuna açıkladığımız tarihe uygun şekilde bu konudaki programımız ilerliyor. Belki önümüzdeki hafta size kongre takviminin başlangıç gününü de tam olarak söyleyebilecek hale geleceğim. Bunun dışında, biliyorsunuz Kadın Kollarımızla ilgili bir değerlendirme yapmış ve Kadın Kolları Genel Başkanımızın MYK’sını atamıştık. Türkiye’nin birçok ilinde bu örgütlenmeler tamamlandı. Yani 50’nin üzerinde ilde kadın kollarımız örgütlenmelerini tamamladılar. Bugün aynı zamanda Gençlik Kolları Genel Başkanımız Berfin Karan’ı ve MYK’sını da atamış oluyoruz.”
Müslim Sarı, partinin örgütlenme süreciyle ilgili kurulları ve kurumlarının işlediğini, kamuoyuna deklare ettikleri takvime uygun şekilde çalışmaların devam ettiğini anlattı. İstanbul’da 22 ilçede görevlendirmelerin yapıldığını belirten Sarı, “Bildiğiniz üzere İstanbul ilimizin 39 ilçesinin önemli bir bölümünde boşalma durumu söz konusuydu. Bu ilçelerimizi yeniden harekete geçirmek amacıyla 22 ilçede değerlendirme yaptık ve bu ilçelere ilçe başkanlığı düzeyinde atamalar gerçekleştirdik. Önümüzdeki hafta da kalan ilçelere ilişkin bir değerlendirme yapılarak İstanbul süreci de tamamlanmış olacak” diye konuştu.
CHP’DE KALAN İSİMLER HAKKINDA İNCELEME İÇİN EKİP KURULDU
Açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarı, CHP’den istifa etmeyen ancak YENİ Parti ile hareket ettiği düşünülen isimler hakkında disiplin sürecinin işletilip işletilmeyeceğinin sorulması üzerine, şunları söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde olan, partinin kurumsal kimliğinin bir parçası olan, onun siyasetinin bir parçası gibi görünen arkadaşlarımızın başka bir siyasal partiye hizmet edecek şekilde pozisyon alması hem ahlaki değildir hem de siyaseten doğru değildir. Bunu söylemiştim. Biz bununla ilgili bir çalışma yürütüyoruz. Hem ilçelerde, hem illerde hem de genel merkez boyutunda. Bu arkadaşlarımızın bir kısmı geçmişte genel merkez yöneticisiydi, bildiğiniz üzere. Dolayısıyla onlarla biz genel merkez yöneticileri olarak ilgileniyoruz. Bu arkadaşlarımızın iş, eylem ve davranışları, sosyal medya paylaşımları, başka bir siyasal partinin etkinliğinde yer alıp almadıklarına ilişkin paylaşımları bunların hepsini inceliyoruz. Bununla ilgili bir ekip kuruldu. İller bazında da yine ilçeler bazında da daha alt düzeyde bu tür çalışmalar yapılıyor. Bunlar olgunlaştıkça disiplin süreçleri işleyecek.”
“İSTİFALAR DURDU”
Sarı, CHP’den kaç kişinin istifa ettiğinin ve İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in durumuna dair sorulan soruya şu yanıtı verdi:
“Birincisi, istifalarla ilgili yeni bir rakam vermeyeceğim çünkü istifalar durmuş durumda. Yani Cumhuriyet Halk Partisi’nden yapılan istifalar daha önce vermiş olduğum rakam seviyesinde duruyor. Yani ekstra, rakamsal bazda değerlendirebilecek yeni bir istifa yok. İkincisi, bu istifalar ağırlıklı olarak son 2 yılda partiye üye olmuş arkadaşlarımızın bizlerle yollarını ayırmasıdır. Üçüncü olarak, bu istifaların ortalamalarını aldığımız zaman, yani Türkiye ortalamalarına baktığımız zaman bazı yerler Türkiye ortalamasının üzerindedir. Mesela İstanbul’daki istifalar Türkiye ortalamasının üzerindedir. Bu da belki size bir fikir verebilir. Yine aynı şekilde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki istifalar da Türkiye ortalamasının çok çok altındadır. Belki bu da size bir fikir verebilir. Ama rakamsal bazda istifalar çok yavaşlamış durumdadır. Yani sıfır demiyorum ama çok yavaşlamıştır. Anlamlı bir istatistik fark oluşturacak düzeyde bir istifa söz konusu değildir.
İstanbul meselesinde de bildiğiniz üzere biz İstanbul’da MYK üyelerimizle beraber, özellikle İstanbul’da siyaset yapan MYK üyelerimiz öncelikli olmak üzere peyderpey değerlendirmeler yapıyoruz. Orada olgunlaştırdığımız ilçelerimiz vardı. Bu ilçelerimizi bugün atamış olduk. Yani bu bir uzlaşıyla oluşmuş atamadır. Herkesin üzerinde uzlaştığı atamadır. Esasen ilçe atamaları da MYK’nın yetkisindedir. Dolayısıyla biz bu yetkimizi kullanarak, ancak uzlaşı sağlayarak bu atamayı gerçekleştirmiş olduk.”
Gündem Rize, “Yeşil Yamaçlardan Taze Gündem” anlayışıyla Karadeniz’in doğasından ilham alan hızlı ve güvenilir haberciliğiyle; Rize’den yükselen en güncel gelişmeleri tarafsız ve dinamik bir bakışla okuyucusuna sunar.
Yorum Yap